2 Mart 2011 Çarşamba

Bundan yaklaşık 20 yıl kadar önceydi..O zamanlar üniversitedeydim..20li yaşların coşkunluğuyla aklım ders dışında her yerdeydi....ön sıralarda ki arkadaşlar bana sıkıcıda gelse dersten zevk alıyor olmalıydılar ki merak ve ilgiyle hocayı dinliyorlardı..Hocamız 40 lı yaşlarını çoktan aşmış olmalıydı uzun saçları tepesinde topuz olarak toplanmıştı...elinden geldiğince bilgilerini bizlere aktarmaya çalışıyordu ders zili çalmak üzereydi nasılsa bir söz söyledi'Hayatın en güzel bölümü çocukluk ne yazıkki çocukların elinde heba oluyor'  diye...o an tüm dikkatim hocaya kaydı, belki ders başında bu sözle başlasaydı tüm ders başka güzel söz söyleyecek mi  acaba diye merakla onu dinleyebilirdim...
o günden beri bu söz aklıma geldikçe ufak bir gülümseme yerleşir dudaklarıma...bu gün benim doğum günüm...sabah uyandığımda hiç kıymet vermeden yaşadığımı hissettim hayatıma ..heba etmiştim 40 küsür yılı...........kazancım neydi benim bu kadar yılda doğurduğum iki çocuk mu.?belki bu da bir teselli olabilir ama ya koşuşturmacalar arasında vermediğim molalar bunlarada birer mazeret bulabilecek miydim...sanmıyorum ..yıllar var ki kendim için yaptığım bir yemek ,sadece kendim istediğim için çıktığım bir kısa süreli bir gezinti olmadığını farkettim ..çocukların eşimin programına ayak uydurmak adına hiç bir planım ,hayalim ,umudum olmadığını farkettim..farkettim ki ben yıllardır ailem için onların istediği doğrultuda hareket eden bir piyonum...yok yok mutsuzluktan değil bu yazdıklarım tabi ki mutluyum ama bunca zaman sonra bunu farketmenin acısını da çıkarmayı düşünüyorum hayattan Cahit Sıtkının dediği yolun yarısı da geçti kaç gün var önümüzde yaşayacağımız ..aldığımız nefesin kıymetini bilerek yaşayalım diyorum bu yüzden ...Bu günden tezi yok...yeniden yeni baştan başlıyorum yaşamaya...

Hiç yorum yok: